Yücel sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı konuşmada: "

Kıymetli Kayserili hemşehrilerim, ben bilin istedim. 2019 sonrasında Büyükşehir ve ilçe belediyelerde çok sığınmacılarla ilgili hibelerden bahsedildi. Avrupa Birliğinin çok hibe konusu önümüze geldi. Okul yapılacak diye karşılıksız hibeden bahsedildi. KASKİ'nin alt yapılarıyla ilgili bahsedildi. Benzeri hibeler, sağlıkla ilgili hibeler geldi. Bunların birçoğunu geldiği gün ben çok iyi hatırlıyorum. Itirazlarımız oldu. Bakın bunları almayalım. Bunları kabul ettiğimiz zaman sığınmacılar burada ömür boyu kalacak anlamına gelir dediğimizde efendim böyle bir hibe de kaçırır mıyız, buna fırsat verir miyiz, almayalım mı? Şehrimizin ihtiyacı var derken bu ifadelerin hepsi oy çokluğuyla kabul edildi, alındı. Bugün ben bakıyorum 2012'den sonra şehrimde 30, 50 bin, 40 bin, 80 bin derken bugün gayri resmi rakamlarla birlikte birlikte 160 170 binlere doğru giden bir sığınmacı oluştu şehrimde. Bazen cumhurbaşkanı gönderen deyince belediye başkanlarımız hemen otobüs seferleri hazırlıyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı hibeler demek ki devlet olarak müsadeli giriyor ülkeme. Belediyeler meclislerinde görülsün deyince de bakıyorum belediye başkanları hemen oraya evrişiyorlar. Bunlar seçimde vatandaşa verilen sosyal yardım gibi biliyor musunuz? Avrupa da bize göndermeyin diye bu hibeleri veriyor. Bugün şehrimde bu sığınmacıların simülasyonları yapıldığında 2050 yılında artık şehrin belediye başkanlarını biz hangi partinin adayı diye bakmayacağız. Hangi sığınmacı ülkenin adayı kazanır diye bakılacak. Ona doğru patlayan bir nüfusla gidiyoruz. Bazı mahallelerimizde hemşehrilerim çok iyi biliyor ki isim de tekrar zikretmiyim herkes biliyor mahallesini.

Ataş: Vatandaş Sıkıntıda, Yüksek Tutarlı Primleri Yatıramıyor! Ataş: Vatandaş Sıkıntıda, Yüksek Tutarlı Primleri Yatıramıyor!

Vallahi muhtar adaylığına seçme seçilme hakkı olsa koysa, mültecilerin adayları muhtar olacak, yarın da milletvekili olacak, yarın da belediye başkanı olacak. Bunlar ütopik gelmesin. 12 yılda geldiğimiz noktaya bakınca üzerine bir 25 yıl sonra hayal etmek zor değil. Simülasyonlar bunları yapıldı. Bakın şehrimde dilenci sayısı, uyuşturucu satıcısı huzur kaçıracak noktadaki kavga gürültü cinayetlere gider. Gün geçmesin ki bir olayla karşılaşmayalım. Bunların hepsini biz mültecilere bağlamayalım ama bunların da etki payının fazla olduğunu artık sizler de biliyorsunuz. Toplumumuz gergin, ben belediye başkanımızın huzur şehri Kayseri diye billboardları görünce ya diyorum sayın Belediye Başkanı bu şehirde yaşamıyor ya da gerçekten şehrin sorunlarından haberi yok diye aklıma geliyor. Bunların sosyal medyadaki takip ettiğimiz kadarıyla görünce ailelerimiz çocuklarını aşağı parka yalnız göndermeye korkuyorlar. Akşam 6'da gelecek çocuğu 6'yı 20 geçe evine gelmediyse bütün aileler neredeyse karakol arayacak veya sokakta çocuğunu arayacak hale geliyor. Herkes tedirgin. Şehrimizdeki uyuşturucu satıcısından, kavgalı olaylardan, cinayet olaylarından. Siz zannediyor musunuz huzur şehri burası. Maalesef söylemekle olmuyor. Bu söylemle, bu algıyla gerçeklerin üzerini kapatamaız. Mülteci şehrimizi istila etti, bunu kapatamayız. Yaşlısına, çocuğuna her zaman saygılıyız dedik ama 12 yılda geldiğimiz noktada artık benim vatandaşım onlardan çekinir hale geldi. Bir 20 yıl sonra vallahi belediye seçimlerinde artık hangi Suriyeliyi biz aday göstersek, kazanırıza doğru gidiyorsunuz farkında mısınız?