Dünya Sağlık Günü dendiğinde akla ilk olarak beslenme ve fiziksel aktivitenin geldiğini ifade eden Alemdar; “Sağlık ruhen, bedenen ve fiziken iyilik halidir ve bunların temeli de beslenmedir. Sağlıklı beslenmeyen insanlarda, obezite, diyabet başta olmak üzere birçok hastalık ortaya çıkabilmekte. Sağlıklı beslenerek bu tür hastalıkların ortaya çıkmasını önlerken, mevcut bir hastalığımız varsa da onunda ilerlemesini engelleyebiliriz. Bu yüzden beslenme konusuna dikkat etmemiz gerekiyor. Ayrıca beslenme konusu dengeli ve yeterli olmalıdır. Yeterli ve dengeli beslenmeden kastımız vücudun ihtiyacı olan enerji ve besin öğelerini her besin kaynağından yeterli miktarda almaktır. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin yanında fiziksel aktivitelerde önem arz etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü de haftada 5 gün ve en az yarım saat yürüyüş yapılmasını önermektedir” dedi.

Ramazan ayı için beslenme önerilerinde de bulunan Alemdar; “Sağlıklı beslenme deyince Ramazan’a da değinmeden geçemeyeceğim. Özellikle uzun süreli açlık dönemi olduğu için mutlaka sahur yapılmasını önemsiyoruz. Sahurda da özellikle kahvaltı tarzında tok tutucu besinlerden, süt, yoğurt grubu, peynir, yumurta grubu yer almasını öneriyoruz. Tam buğday çavdar ekmeği tarzındaki besinleri sahurda tüketirseniz uzun süreli tokluk sağlamış olursunuz. Su tüketimi de çok önemli. Ramazan da bunu göz ardı edebiliyoruz. İftardan sonra kesinlikle bol su tüketmeye dikkat edilmeliyiz. İftarda hamur işi, kızartma gibi besinler yerine sağlıklı besinlere yer vermeliyiz. Ramazan ayı süresince az da olsa fiziksel aktiviteyi hayatımıza katmamız, iftardan sonra yapacağımız hareketlilik daha sağlıklı ve rahat bir süreç geçirmemize yardımcı olacaktır” şeklinde konuştu.