Milli Savunma Bakanlığı Teknik Hizmetler Genel Müdürü Hüseyin Duman, “20 yıl önce yüzde 20 olan yerli ve millilik oranımız bugün yüzde 80’lere ulaştı” dedi.

Ataş: FETÖ’den Boşalan Yerlere Başka Cemaatlerden Kişilerin Getirildiği İddiaları Var Ataş: FETÖ’den Boşalan Yerlere Başka Cemaatlerden Kişilerin Getirildiği İddiaları Var

Kayseri’de düzenlenen ‘Savunma Sanayii Sempozyumu ve Sergisi’ programında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Teknik Hizmetler Genel Müdürü Hüseyin Duman, nihai ürünlerin yurt içinde üretilmesinin elzem olduğunu belirterek, “Savunma ürünleri ve teknolojilerinin ülkeleri arasında transferinin bazı durumlarda uygulanan gizli veya açık ambargolar vasıtasıyla bir politik yaptırım aracı olarak kullandığına hep beraber şahit ediliyoruz. Bu gerçek ışığında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ihtiyaçlarının uzun dönemde güvenilir ve istikrarlı bir biçimde karşılanması amacıyla kendi kendine yeten kritik teknolojili malzeme ve sistemlerin yurtiçinde üretebilen bir savunma sanayinin oluşturulmasının zorunlu olduğu aşikardır. Türk savunma sektöründe sanayileşmenin ve kamu kurumları faaliyetlerinin 1930’lu yıllardaki uçak fabrikası tecrübeleri hariç 1970’li yılların 2. yarısından itibaren kısıtlandığını ancak özellikle son 20 yılda çok büyük yatırım yapıldığını görüyoruz. Bu süreçte uygulanan sanayileşme modelinde lisans altında üretim, ortak üretim ve benzeri yöntemler ile teknoloji transfer ederek kısmi imalat ve nihai ürün entegrasyonu yeteneğine bir an önce kavuşmanın hedefi ile sanayileşme faaliyetlerinde 1980-2000 yılları arasında kazanılan yetenekler ve kapasite durumları dikkate alınarak, nihai ürüne yönelik kritik malzeme ve ara mamullerin yurt içinde üretimine öncelik veren yeni bir modelin hayata geçirilmesinin elzem olduğu görülmüştür” dedi.

Duman, 20 yıl önce yüzde 20 seviyelerinde olan yerli ve millilik oranının günümüzde yüzde 80’lere ulaştığını belirterek, “2000 yılından itibaren TSK’nın ihtiyaç duyduğu kritik sistem, malzeme ve teknolojinin azami ölçüde yurt içinde karşılanması ve dışa bağımlılığın azaltılması maksadıyla başta Savunma Sanayii Başkanlığı, vakıf kuruluşlarımız ve askeri fabrikalarımız olmak üzere gayret ve faaliyetler neticesinde 2002 yılında yüzde 20’lerde olan yerlilik ve millilik oranımız, günümüzde yaklaşık yüzde 80’ler seviyesine ulaşmıştır. Yerlilik ve millilik konusunda geldiğimiz aşama önemlidir. Ancak yolumuzun hala uzun ve bundan sonra yokuşun çok daha dik olduğunu gözden kaçırmamalıyız. TSK’nın ihtiyaç duyduğu her türlü savunma modülünün azami ölçüde yerli ve milli savunma sanayiden karşılanması TSK, sanayi ve üniversite üçlüsünün arasında uyum sağlanmasına bağlıdır. Savunma sektörünün vazgeçilmezi olan AR-GE, mühendislik ve tasarım kabiliyeti ve analiz naklinde üniversiteler ve doğal olarak akademisyenlerimiz öne çıkmaktadır. Üniversitelerimizin savunma sektörüne uzman insan kaynağı yetiştirerek vatani görevini ziyadesiyle yapmakta olduğunu memnuniyetle görüyoruz. Bilim ve teknoloji düzeyimizin gelişmesinde öncü olan üniversitelerimizin hem insan kaynağı yetiştirilmesindeki hem de mühendislik çözümlerine yönelik uygun zeminler oluşturmasındaki payını takdirle karşılıyoruz. İleri teknoloji kullanan savunma sanayi, diğer sektörlerin yönlendirilmesi ve geliştirilmesi için üniversite, sanayi ve tedarik makamları arasındaki ilişkinin etkin ve bütünlük içerisinde kurulması kritik hale gelmiştir. Bu vesile ile Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şubesi bu ihtiyacı görüp, yerelden ulusala mesaj içeren Savunma Sanayi Sempozyumu ve Sergisi gibi yerelin potansiyelini ulusal boyuta taşımıştır” diye konuştu.