Sınırının değiştiğini düşünen mahkemeye başvursun Sınırının değiştiğini düşünen mahkemeye başvursun

Çocukluk ve ergenlik çağlarında internet oyunlarının sığınak olarak görüldüğünü ve oradaki hayatın bir süre sonra normalleştiğini söyleyen Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, “Hepimizin bildiği üzere özellikle ergenlik çağlarında ya da çocukluk yaşlarında olsun herhangi bir aile ve arkadaş desteği olmayan çocuklarımız ister istemez bir sığınak olarak interneti ve internet oyunlarını görmekte. Bilgisayar, internet, telefon deyince de aklına hep oyun, eğlence ve video gelmekte. Oysa bizim de her zaman belirttiğimiz bir konu var; aslında internet bir dijital girişimcilik aracı olarak da kullanılabilir. Orada kendisini geliştirebilir. Oyun oynayan yerine oyun yazan bir genç haline gelebilir. Tabii öncelikle bizim bu konuda bilinçlendirmemiz gerekiyor. Dijital okur yazarlık konusunda eğitimler verilmesi, Ar-Ge merkezlerinin daha fazla artırılması ya da bina olarak yapılmış olup da aktif hizmet vermeyen kurumlar varsa bunların işlevsel hale getirilmesi çok önemli. Çünkü bir çocuk düşünün, haliyle kendisi orada bir dünya kuruyor ve orada yaralama, öldürme, bombalama gibi faaliyetleri normal gibi görüyor. Artık bu hayat normalleşmeye başlıyor ve orada gördüğünü gerçek hayatta da yapabilir hale geliyor” dedi.

“Global anlamda suç olan şeyler oyunda da suç sayılmalı”

Topuzoğlu, dünyada suç sayılan şeylerin oyunlarda da suç sayılması gerektiğini söyleyerek, “Bu yüzden önce bilinçlendirmek daha sonrasında da tabi ki bunlarla ilgili yasal düzenlemelerin de olması gerektiğine inanıyoruz. VPN gibi araçlar dahil kullanılmasını sağlayabilecek birtakım önlemler ve ya çözümler bulurlarsa bunların önüne geçerek gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, bunların yasaklanması ve hiçbir şekilde indirilmemesi gerçekten önemli. Hatta bu konuda global anlamda da artık bir girişim yapmak gerektiğini düşünüyorum. Nasıl ki genel anlamda dünyanın zaten her yerinde suç olan konularsa bunlar, oyunda da suç olması gerekiyor. Sanal diye düşünüyoruz ama insanlar ne yazık ki orada farklı bir kimliğe bürünüyor ve bu kimlikte karşımıza çıkabiliyor” ifadelerini kullandı.

“Sanal ortamdaki boşlukları denetleyen kurum olmalı”

Bilgisayar oyunlarını ve internet ortamını denetleyen bir kurum olmadığını fakat kurulması gerektiğini söyleyen Hakan Topuzoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bilgisayar oyunlarını denetleyen bir kurum ne yazık ki yok. Burada bir başıboşluk var. Özellikle yurt dışı kaynaklı oyunlarla ilgili de bir başıboşluk var. Bunlar tamamen normal görüldüğü için, normal görülmesi sağlandığı için bugüne kadar herhangi bir önlem alınmadığını biliyoruz. Aslında internetin birçok alanında böyle bir boşluk var. Bir haber sitesi kurarken de, internet sitesi kurarken de şu anda bir yere haber vermek zorunda değilsiniz. Aslında bunların bir yerde toplanması, incelenmesi ve sonraki aşamalarda da kontrol altında olması önemli. Aynı şekilde oyun paraları da şu anda satılıyor. Yani çocuklar bir yandan bu tarz şiddet gibi şeyleri normal görürken bir yandan da buradan kazandıkları ürünleri de satarak para kazandığı için öğretim hayatını da önemsememeye başlıyorlar. ’Nasıl olsa buradan para geliyor’ gibi de düşünebiliyor. Bunlar belli bir düzen içerisinde olmadığı için hem vergi kaybı yaşanıyor hem çocuğun psikolojisinde de ileriye dönük çok büyük yaralara sebebiyet verebiliyor.”