Velilerin eylül çilesi başladı. Kırtasiye malzemelerine gelen son zamlar hem vatandaşı hem esnafı zor durumda bıraktı.

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte velileri de alışveriş telaşı sardı. Ancak enflasyonun yüksek olması hem vatandaşın hem de kırtasiyecinin belini büküyor.
“Herkes kendi işini yapsın”

Kocasinan Belediyesi ağaçlandırma sezonuna hazır Kocasinan Belediyesi ağaçlandırma sezonuna hazır

Kayseri’de 38 yıldır kırtasiyecilik yapan Ali Kemal Eğilmez marketlerin kırtasiyecilerin önüne geçmesinin büyük sıkıntılar doğurduğunu dile getirerek yetkililere sitemde bulundu. Eğilmez, ““Bir x ürününü televizyonda gördüğümüz bir market 39.99’a satıyor. Biz 60 liraya satıyoruz. Şimdi biz bunlarla nasıl rekabet edeceğiz? Ben manav reyonu açmıyorum çünkü kırtasiyeciyim. Herkes kendi işini yapsın.” dedi.

Alışveriş sezonu olmasına rağmen durgun olduklarını belirten kırtasiyeci esnafı Eğilmez, “Veliler listelere göre hareket edecek ama genelde ulusal marketlerin reklamları vesaire bizi çok etkiliyor. Sıkıntı çok büyük. Şu anda bizim işlerimiz durgun. O kadar hızlı bir hareket yok. Söylentiye göre bu büyük marketlerdeki kırtasiye ürünleri aşırı derecede azalmış. Onlar zaten bir vurguncu hesabı yapıyorlar. Satıp çıkıyorlar zaten. Vatandaşın markete yönelmesinin sebebi de marketlerin reklamlarının her yerde çokça dönmesi. Şimdi tabii bizim esnafımızın şu anda reklama verecek parası yok. Yani verse bile o kalkamaz onun altından. Yarım saatte bir biliyorsunuz reklamları izliyoruz hep televizyonlarda. Sıkıntı verici fiyatlarla karşılaşıyoruz. Örnek vereyim bir x ürününü televizyonda gördüğümüz bir market 39.99’a satıyor. Biz 60 liraya satıyoruz. Şimdi biz bunlarla nasıl rekabet edeceğiz? Aynı firma o ürünü aynı şekilde oraya satıyor. Yüklü olarak satıyor. Binlerce mağazası var. Bize de geliyor satıyor. Biz de kendi çapımıza göre alım yapıyoruz. Ama bize vade farkı çıkartıyor fiyat artışından dolayı. Biz ödemek zorunda kalıyoruz çünkü buraya gelen müşteri bir şey eksik olsa hepsini bırakıp gidiyor. Ama öteki marketlerde öyle yapmıyor. Markete girince ne var ne yor alıyor. Sanki kıyamet kopmuşçasına alışveriş ediyor. Parasını da nakit ödüyor, alıp gidiyor. E ondan sonra esnaf hadi bankaların pençesinde. Yok kredi çek, yok borcun var. Kimi protesto, kimi bilmem ne. Bu şekilde bir düzen olamaz. Yani eğer o gıdacıysa gıdasını yapsın. Bakın bizim burada manav reyonumuz yok, züccaciye reyonumuz yok. Sadece kırtasiye reyonumuz var. Biz işimizi yapıyoruz. Onlar da işlerini yapsınlar tüzükte. Ana tüzüklerine şirket olarak her şeyi yazdırıyorlar. Ondan sonra da böyle esnafı zor durumda bırakıyorlar. Yani sıkıntımız çok büyük ama büyüklerimiz bizi duyar mı duymaz mı? O da ayrı bir muamma. Çünkü ülkenin sıkıntısı var. Bugün iki üç tane aile geldi. İnanın hiçbir hareket yok, hiç tadımız yok. Fiyatlar önceki seneye göre  yüzde elli yüzde yüz farklı. Mesela geçen sene biz 40 liraya, 45 liraya kağıt satmışız. Şu anda kağıt işte malum 85 lirayla 120 lira arasında değişiyor. Biz de bilmiyoruz ne olacağımızı. Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.” ifadelerinde bulundu.