Diyabetin çok eski tarihlerde ortaya çıktığını, milattan önce bile bilindiğini belirten Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Yasin Şimşek, “Diyabet metabolik bir hastalıktır yani bütün metabolizmayı etkiler. Sadece şeker değil protein ve karbonhidratların hepsinin metabolizmasını bozar. Halk arasında şeker diye bilinmesinden sadece şekerle alakalı olduğu düşünülüyor ama vücuttaki her şeyle alakalıdır. Özünde bir damar hastalığıdır. Damarları bozduğu için ve vücutta hiç bir yerimiz damarsız olmadığı için vücudun her bir organına zarar verebilir, her yerden bir hasar yapabilir. O nedenle çok önemlidir” dedi. Diyabetin mutlaka ciddi bir tedavi altında takip edilmesi ve şeker değerlerinin yükselmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Gözdeki küçük damarları etkiliyor”

Diyabetin aynı zamanda bir damar hastalığı olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Şimşek, gözde küçük damarların bulunduğunu, ondan dolayı bu damarların diyabetten kolayca etkilendiğini dile getirerek, “Şeker hastalığı bir damar hastalığıdır. Gözdeki, kalpte ve böbrekteki damarlar ince ve küçüktür ve çok önemlidir. Bundan dolayı şeker hastalığından etkileniyorlar. Büyük damarlar da şeker hastalığından etkileniyor ama küçük bir damarın şekerden etkilenmesiyle büyük damarınki aynı değildir. Büyük damarlar da hasar görür ama çok uzun yıllar belki de ömrümüzün yetmeyeceği sürede rahatsızlıklar ortaya çıkıyor. Ancak gözdeki o ince minicik damarlar şekerden zarar gördüğü zaman hemen etkileniyor” ifadelerini kullandı.

“Obeziteden kurtularak, diyabetten de kurtulabilirsiniz”

Sigara pankreas kanserini ciddi anlamda tetikliyor Sigara pankreas kanserini ciddi anlamda tetikliyor

Doç. Dr. Şimşek diyabet hastalarında en çok görülen belirtileri “ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, geceleri ikiden fazla idrara çıkma, her idrara çıkıldığında bolca idrar yapma ellerde ayaklarda yanma, uyuşma ve karıncalanma hissi” şeklinde sıralayarak bu şikayetlerin görülmesi halinde diyabetten şüphelenmek gerektiğini ifade etti.

Obezitenin diyabet hastalığını ortaya çıkarma riski olduğunu aktaran Doç. Dr. Şimşek, “Şeker hastalığını tam anlamıyla vücuttan atacak bir tedavi yok ama özellikle hasta çok obez ise kilo verdiği zaman şeker hastalığından tamamen kurtulabilir. Şeker hastalığının Tip-1 ve Tip-2 olmak üzere iki tipi var. Tip-1 diyabeti insülinsiz tedavi etmemiz mümkün değildir. Tabi günümüzde kök hücre ve başka bir sürü yeni tedavi yöntemleri çıkıyor. Bunlarla gelecekte ne olacağını bilemiyoruz. Tip-1 diyabetleri için hastalıktan kurtulmak şu an için pek mümkün değilse de obez olup da şeker değerleri yüksek olmayan Tip-2 diyabetli hastalar kilo vererek bu hastalıktan kurtulabilirler” diye konuştu.

“Avrupa’da en fazla diyabet hastalığı bulunan ülkeyiz”

Endokrinolog Doç. Dr. Şimşek diyabetten korunmanın en iyi yolunun obezite ile mücadele olduğunun altını çizerek “Biz yapılan çalışmalara göre Avrupa’nın en obez ülkesiyiz ve maalesef bu obezitenin getirdiği bir sonuç olarak da Avrupa’da en fazla diyabet hastalığı bulunan ülkeyiz” dedi.

“Diyabet görülme yaşı 16’lara kadar düştü”

Eskiden diyabet hastalığının 30-40 yaşlarında sonra görüldüğüne değinen Doç. Dr. Şimşek “Ne yazık ki şimdilerde 16 yaşındaki gençlerde bile diyabete rastlıyoruz. Çünkü günümüz dünyasında tablet, telefon, televizyon ve bilgisayar oyunları yüzünden çocuklar hareket etmiyor. Bundan dolayı da giderek kilo alıyorlar. Bir de fast food yiyecekler kilo almaya katkı sağlıyor. Biz ne kadar obez bir toplum olursak, diyabet görülme riskimiz de bu kadar artıyor. Şeker hastalığından kurtulmanın yolu obeziteden kurtulmak. Biz ne kadar obez olursak, şeker hastası olma ihtimalimiz o kadar artar. İdeal kilomuza ne kadar yakın olursak da diyabet olma ihtimalimiz o kadar düşer” ifadelerini kullandı.