Köpek tarafından saldırıya maruz kalan kişiler için maddi ve manevi tazminat hakkı doğacağını söyleyen Emir Akpınar, “Köpek saldırısına maruz kalma durumunda mağdur kişinin yaşadığı talihsiz olaydan ötürü maddi ve manevi tazminat davası açma gibi bir takım hukuki hakları doğacaktır. Davada husumetin yöneleceği kişi köpeğin sahipli olup olmamasına göre farklılık gösterebilir. Somut duruma göre idare, hukuk veya ceza mahkemelerinde dava görülecektir. Belirtelim ki mevzuatta yer alan düzenlemeler sadece köpekleri değil genel olarak tüm hayvanları kapsamına almaktadır. Dolayısıyla yalnızca köpek sahiplerinin bu sorumluluklara sahip olduğunu düşünmek yanlış olur. Ek olarak ifade etmemiz gerekir ki, doktrinde genel olarak ifade edilen hayvan kapsamına yalnızca elde tutulabilen ve üzerinde hakimiyet kurulabilenler girmektedir. Mağdura veya onun eşyalarına saldıran köpeğin sahibi, olay sonucu oluşan cezai ve hukuki sorumlulukları üstlenir. Genel olarak açıklamak gerekirse, borçlar hukuku bakımından hayvan bulunduranın sorumluluğu, olağan sebep sorumluluğu kategorisine girmektedir. Ceza hukuku bakımındansa sahibin hayvan üzerindeki etkisine ve korunan hukuki değere göre işlenilen suç ve sorumlu olunacak cezalar farklılık gösterebilecektir. Sahipli köpek ısırması taksirle yaralama veya kasten yaralama suçlarından birini oluşturabilir. Hayvanın sahipli olması ve bazı şartların gerçekleşmesi halinde, köpek saldırısına uğrayan mağdurun tazminat talep etme hakkı doğabilecektir. Hayvanın sahipli olmasından kastettiğimiz aslında köpeğin bakımı ve yönetiminin üstlenilmiş olmasıdır” dedi.

“Mala zararda bile tazminat hakkı doğacaktır”

Akpınar, köpeğin sadece insanlarda değil mala verdiği zararlarda da tazminat hakkının doğacağını söyleyerek, “Tazminat talebinde bulunabilme imkanının söz konusu olması için her şeyden önce zarar, hukuka aykırı fiilleri de sağlanmış olmalıdır. Köpek saldırısı sonucu zarar, mağdurun vücudu veya eşyası üzerinde meydana gelmiş olabilir. Dolayısıyla saldırı sonucunda yaralanmış olan kişi bu zararların giderilmesini isteyebileceği gibi sadece malına zarar gelen kişi de bu talepte bulunabilecektir. Örneğin arazisine sebze, meyve veya çiçek dikmiş kişinin bahçe topraklarının eşelenmiş olması durumunda suç oluşmasa bile tazminat isteyebilmesi mümkündür. Köpek ısırması mağdurun tahrik etmesinin sonucunda meydana gelmişse, duruma göre tazminata hükmedilmeyebilir veya tazminat miktarında azaltıma gidilebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 20194263 E., 20199309 kararında ki Yargıtay bozma kararı vermiş bu olayda; mağdurun yüzünde sabit bir iz meydana gelmişse, hükmedilecek manevi tazminat miktarı artacaktır. Dolayısıyla böyle bir risk varsa, izin sabit olup olmayacağı tespit edilene kadar karar vermemek yerinde olacaktır. Öncelikle davacı küçüğün yüzündeki yara izlerinin sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususu tespit edilerek, köpeğin ısırması sonucu oluşan yaraların küçüğün yüzünde sabit ize sebep olduğu sonucuna varılması halinde, küçük lehine hükmedilecek manevi tazminatın bu husus göz önüne alınarak takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus da bozmayı gerektirmiştir” ifadelerini kullandı.

“Kasıtlı tahrik edilen köpek silahla tehdit suçunu oluşturur”

Köpeğin sahibi tarafından kasıtlı olarak tehdit aracı şeklinde kullanılması halinde silahla tehdit suçunu oluşturabileceğini söyleyen Emir Akpınar, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Türk Ceza Kanunu 177 uyarınca, hayvanın tehlike oluşturabilecek şekilde serbest bırakılması suç olarak tanımlanmıştır. Belirtmek gerekir ki burada kastedilen tehlike yalnızca insan hayatına ve sağlığına karşı olanlardır. Hayvanın malvarlığına oluşturduğu tehdit herhangi bir suç oluşturmaz. Köpeği tehlike oluşturacak şekilde serbest bırakmanın cezası 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Fakat köpek, sahibi tarafından kasıtlı olarak tehdide araç olarak kullanılmışsa, elbette daha ağır bir cezai sorumluluğa yol açacaktır. Köpek, TCK kapsamında silah olarak değerlendirilebileceğinden, silahla tehdit suçunu oluşturabileceğini de kabul edebiliriz. Köpek saldırısı, tehdit haricindeki başka suçlara da aracı olarak kullanılmış olabilir. Bu durumda hayvanı yöneten fail mala zarar verme, kasten yaralama veya taksirle yaralama gibi bir çok suçtan sorumlu tutulabilir. Bunları sınırlandırmak mümkün değildir. Örneğin aşağıdaki olaylara konu olaylarda köpek kullanılarak görevi yaptırmamak için direnme ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçları işlenmiştir.”

Bakan Özhaseki: “Bizim karşıtlarımızın arkasında okyanus ötesindeki tek ülke var” Bakan Özhaseki: “Bizim karşıtlarımızın arkasında okyanus ötesindeki tek ülke var”

“Köpek kullanıldığı suç tiplerinde silah kabul edilecek”

Emir Akpınar, köpeğin sahibi tarafından kullanıldığı suç tipine göre silah kabul edileceğini söyleyerek, “Köpek sahibi, köpeğine mağduru ısırması için bir talimat vermemişse ve talimat vermeden de saldıracağını bilmiyorsa taksirle yaralama suçundan sorumlu tutulur. Bu suçun cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir. Fakat bazı durumlarda cezada artırıma gidilebilecektir. Örneğin mağdurun yüzünde sabit iz kalması veya kemiğinin kırılması durumlarında ceza yarı oranında artar. Dosya kapsamına göre, sanığa ait köpeğin başıboş bırakılması sebebiyle katılanın sokakta oynayan çocuğunu ısırarak basit tıbbi müdahale gerektirecek biçimde yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gelişen olayda; hayvanın sahibi olan sanığın eyleminin taksirle yaralama ve hayvanı tehlike oluşturabilecek şekilde serbest bırakma suçlarını oluşturduğu ve zararın oluşması nedeniyle taksirle yaralama suçundan, uzlaşma hükümleri de değerlendirilmek suretiyle cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması kararı verilmiştir. TCK Madde 61-f.4 hükmü gereğince, köpek de silah sayılabilmektedir. Dolayısıyla köpeğini bir başkasının üzerine salan, “tut” veya “saldır” şeklinde talimatlar vererek mağduru ısırmasına yol açan sanığın kasten yaralama suçundan alacağı ceza yarı oranında artırılmış olacaktır. Sanığın köpeğini müştekiye saldırması yönünde tahrik etmesi nedeniyle köpeğin müştekinin kolunu ısırarak yaraladığı olayda, 5237 sayılı TCK’nin 61-f.4 maddesi uyarınca köpeğin silahtan sayıldığı, bu nedenle sanığın cezasında TCK’nin 863-e maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması kararı verilmiştir. TCK’nın 61.f maddesinde, her suç için uygulanabilir genel bir silah tanımı yapılmamıştır. Diğer bir ifadeyle, TCK’da düzenlenen ve içerisinde silah kelimesi geçen tüm maddeleri kapsayacak nitelikte silah tanımı yapılmıştır. Bu nedenle silah kavramından ne anlaşılması gerektiği, suç tiplerine göre değişiklik gösterebilmektedir. İfade ettiğimiz üzere de bu suç tiplerinde köpeğin kullanılması köpeğin silah olarak sayılacağı anlamına gelmektedir” dedi.