Kayseri tarihini 6 bin yıl önceye dayandıran belgelerin gün ışığına çıkarıldığı Kültepe Kaniş-Karum ören yerinde kazı çalışmaları 13 ülkeden 50 kişinin bulunduğu kazı ekibiyle başladı.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu; "Bu seneki hedefimiz çok spesifik ya da çok nokta atış yapabileceğimiz yerlerde çalışmak. Geçen sene biliyorsunuz Kültepe’de ilk defa aslan kemikleri çıkmıştı. Bu aslan kemikleri sadece aslan kemikleri değil, koyun kemiği de var, çeşitli hayvan kemikleri de var. Bunlar özel bir alan içerisinde toplu olarak ele geçirilmişti. Bunların burada ne işi var? Burada neden bulunduklarını anlamaya çalışıyoruz" dedi.

Kayseri-Sivas karayolu üzerinde bulunan Kültepe-Kaniş-Karum ören yerinde kazı çalışmaları yaklaşık 75 yıldır devam ederken, çıkarılan belgelerle Anadolu tarihi aydınlatılmaya devam ediyor. Ülkemizin en önemli kazı alanlarından biri olan Kültepe Kaniş Karum ören yerinde yeni sezon kazı çalışmaları başladı. Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu’nun başkanlığındaki 13 ülkeden yaklaşık 50 kişinin bulunduğu kazı ekibi, Kayseri ve Anadolu’nun tarihine ışık tutacak eserleri gün yüzüne çıkarmak için yoğun çaba sarf ediyor. Geçen yıl yapılan kazılarda aslan kemiklerinin bulunduğu alanda farklı hayvan kemiklerinin de bulunduğunu ifade eden Kazı Başkanı Kulakoğlu, bu yılki kazılarda da bu hayvanların o dönem Anadolu’da ne için bulunduklarını öğrenmeye çalışacaklarını aktardı. Prof. Dr. Kulakoğlu; "Bakanlığımızın yeni politikaları sebebiyle 12 ay boyunca Kültepe’deyiz. 2021 yılında beri hiç ara vermeden devam ediyoruz. Kazı sezonu açıldı. Bizim çalışmalarımız da hemen hemen Haziran’ın başlarından itibaren sürdürülüyor. Bu seneki hedefimiz çok spesifik ya da çok nokta atış yapabileceğimiz yerlerde çalışmak. Geçen sene biliyorsunuz Kültepe’de ilk defa aslan kemikleri çıkmıştı. Bu aslan kemikleri sadece aslan kemikleri değil, koyun kemiği de var, çeşitli hayvan kemikleri de var. Bunlar özel bir alan içerisinde toplu olarak ele geçirilmişti. Bunların açıkçası burada ne işi var? Burada neden bulunduklarını anlamaya çalışıyoruz. Burası çok özel bir yapı. Bu yapının biz bodrum katını kazıyoruz. Üst yapı geçmiş dönemlerde tahrip edilmiş. Fakat bodrum katı toprak altında kaldığı için korunmuş" dedi.

"İnsandan büyük küplerin ne için kullanıldığını öğrenmeye çalışacağız"

Kazı alanında bulunan insandan daha büyük küplerin o dönem ne için kullanıldığının da araştırılacağını ifade eden Kulakoğlu; "2015 yılında yaptığımız kazılarda 4 tane insan boyundan büyük küpler karşılaşmıştık. Geçen sene o alanı genişlettik ve ilginç olan o büyük hayvan kemiklerini bulduk. Bu sene de yine aynı alanda yaptığımız çalışmalarda aslında o 4 küp dediğimiz yerde daha fazla sayıda küpün olduğunu düşünüyoruz. Şu anda 7-8 tane küp yine o bina içerisinde duruyor ve bunların gayet doğal olarak içerisindeki toprak kalıntılarından ne için kullanıldığını tespit etmeye çalışacağız. Bu küpler biraz değerli küpler. Zamanında kırılmış ve kurşun kenetlerle tamir edilmiş büyük küpler ki onların başka bir özelliği daha var; üzerlerinde kabartma bezemeler var. Çeşitli sahneler bezenmiş. Yani bütün bunlar buranın özel bir alan olduğunu bize gösteriyor. Bu birinci hedefimiz burada ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz" diye konuştu.

1240 yılında Selçuklu veziri tarafından yaptırılan Karatay Hanı’nda inceleme 1240 yılında Selçuklu veziri tarafından yaptırılan Karatay Hanı’nda inceleme

"İlginç veriler geliyor"

Ekibin tamamının kazı yapmadığını, bazı projeler üzerinde de çalışıldığını ifade eden Prof. Dr. Kulakoğlu; günümüzden 4 bin yıl öncesinde bu bölgenin hem ekonomisini hem bitki örtüsünü hem de hayvan dokusunu anlamaya yönelik çalışmaların da yapıldığını belirtti. Kulakoğlu sözlerini şöyle sürdürdü;

"Bunun dışında bizim 10 yıldır sürdürmekte olduğumuz, eski tunç çağı dediğimiz Kültepe’ye gelen Asurlulardan yaklaşık 500 yıl öncesine ait yapılar var. Daha da eskisi var ancak özellikle bu 500 yıl önceki yapılar oldukça büyük yapılar. Bunlar bize o dönemde de yani Asurlulardan 500 yıl öncesinde de Kültepe’nin önemli bir yer olduğunu göstermesi açısından son derece önemli. O yapılarda yine bizim bulduğumuz 100’den fazla eserin çıktığı bir bölüm vardı. Bu sene onun devamını kazmaya niyetliyiz. Tabi ki yavaş yavaş, zamanla bu şeyler gelişecek. Nasıl olsa bütün yıl boyunca buradayız. İnşallah havalar müsaade ettiği oranda bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kazı ekibimiz geniş, açıkçası Türkiye’deki en geniş heyetlerden bir tanesi biziz. Tabi ki bu heyete gelen insanların hepsi aynı anda kazı yapmıyor. Çeşitli projeler yapıyoruz. Örnek olarak, insanlarla ilgili, insan iskeletleri ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Yine aynı şekilde hayvanlarla ilgili o dönemde yaşamış hayvanları anlamaya, tanımaya çalışıyoruz. Bunların ne için kullanıldığını hatta hayvan ekonomisine kadar gidecek sonuçlar çıkartmaya çalışıyoruz ki kazıda da gördüğünüz gibi bir sığırın iskeletini temizliyor arkadaşlarımız. Bunların hepsi o eski çağlarda yani günümüzden 4 bin yıl öncesinde bu bölgenin açıkçası hem ekonomisini hem bitki örtüsünü hem de hayvan dokusunu anlamaya yönelik çalışmalara sebep oluyor. İlginç veriler geliyor."

Kültepe - Kaniş - Karum Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu ayrıca kendilerine desteklerini esirgemeyen Kültür Bakanlığı’na ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne de teşekkürlerini iletti.