23 Mayıs 2012 Çarşamba
Başkanlık sistemi nedir?
İşte Ergenekon'un en önemli delili
Türkiye ile ilgili şok öneri
Asıl hedef özel mi?

M.Demirkol / .

İki yıldönümünün ışığında mesleğimiz...

13 Aralık 2010 Pazartesi 12:32

Her gazetenin bir siyasi parti ve gazetelerdeki her masanın birer fraksiyon olarak görüleceği günlerin arifesindeydik.
Mesleğe yeni girmiş olan bizler tıpkı akınlardaki atlılar misali, çocuklar gibi şendik.
Medya-plazalar henüz dikilmemişti bulvarların kenarlarına.
Gazetecilik usta-çırak geleneğinin son günlerini yaşıyordu.
Patronlar da, yayın yönetmenleri de genç muhabirlerin ulaşabileceği mesafelerdeydiler.
Kuşak farklarını yok sayan arkadaşlıklar gazete binalarında başlar ve Sirkeci'nin içkili lokantalarının masalarına uzanırdı.
1960'ın öğrenci olaylarını yaşamış gazetecilerle 1912'nin Babıali Baskını'nı yaşamış meslektaşları anılarını paylaşırlardı.
Köşelerinde en insafsız yargılarla birbirleriyle boğuşan gazete yazarları, akşamüstleri aynı masalarda birbirleriyle şakalaşırlardı.

İki yıldönümü kutlaması
Altan Öymen'in meslekteki 60'ıncı yılını kutlar ve Mehmet Ali Birand'ın "32'nci Günü"nün 25'inci yılının kutlanmasını izlerken, gazeteciliği meslek olarak seçtiğim yılları hatırladım.
Basının medyalaşmasını, sonra da merkez-kaç kuvvetlerinin medyayı Cağaloğlu'ndan İstanbul'un uzak semtlerine savurmasını yaşayan gazeteci kuşağındanım.
Altan Öymen'in meslekteki 60 yılını geçenlerde CNN-Türk'te Oktay Ekşi, Hasan Cemal ve Derya Sazak'la birlikte, Altan Öymen'in iki yanında oturarak değerlendirdik.
"32'inci Gün"ün 25'inci yılının kutlandığı gecede de, bu programa çeşitli dönemlerde katkıda bulunan Ali Kırca, Çiğdem Anad, Savaş Ay, Bülent Çaplı, Rıdvan Akar, Deniz Arman, Mithat Bereket, Cüneyt Özdemir, Serdar Akinan ve Utku Başar gibi meslektaşlarımızı Mehmet Ali Birand'ın yanında alkışladık.
Bir eksiğimiz babası o gün vefat ettiği için kutlamaya katılamayan Can Dündar'dı.

Bizim mesleğimiz
Basının medyalaştığı, basın sermayelerinin holdingleştiği, "Medya-plaza"larının alt katları ile üst katları arasındaki bağlantıların giderek zayıfladığı günümüz ortamında Altan Öymen'in ve Mehmet Ali Birand'ın meslekteki yıldönümlerini kutlamalara katılmam, beni ister istemez nostaljiye sürükledi.
"Gazetecilik" eşsiz, benzersiz bir meslektir.
Okumak, dinlemek, araştırmak, sorgulamak gibi olgular bu mesleğin vazgeçilmezleridir.
Bütün meslek sahipleri kendi ilgi alanlarında ihtisaslaşırlar.
Gazetecilik ise disiplinler ve yaşamlar arası bir meslektir.
Bir başka meslek mensubunun kendi gerçeğini bulması, onun zirveye ulaşmasını sağlar.
Gazetecilik ise, en son gerçekten daha öteye bir güncel gerçeği her gün arama mesleğidir.

Bu yazı toplam 484 defa okunmuştur
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.