Yazımın ana konusu Fenerbahçe ile UEFA arasında yaşanan son gerginlik.
Ancak bu gerginliği iyi anlayabilmek için küreselleşme sürecinin bazı özelliklerini ve insan hakları örneğini iyi görmek lazım.
Küreselleşme sürecinin farklı tanımları var ama bunlardan kanımca en önemlisi belirli konularda ulusal otoritelerin artık kural koyamamaları, hareket alanlarının son derece sınırlı hale gelmesi, hatta sıfırlanması.
Dünya sisteminin bir parçası olmak isteyen ülkeler için insan hakları bu tanıma uygun en iyi örnek.
İnsan haklarına dayalı medeni dünyanın bir parçası olmak istiyorsanız insan hakları konusunda ulusal otoriteleriniz kural koyamıyor, dışarıda bir yerlerde konmuş kurallara aynen uyuyorsunuz, uymak zorundasınız; uymaz iseniz büyük yaptırımlar var, tazminatlar ödüyorsunuz, en nihai aşamada da bu sistemin dışına itiliyorsunuz.
Futbolda da durum insan hakları örneğinin adeta bir fotokopisi.
FIFA ve UEFA adlı küresel, kıtasal örgütler futbol denen spor dalının kurallarını çok eskilerden beri koymuş durumdalar; her ülke, şayet bu sistemin bir parçası olmak istiyorsanız, FIFA'nın, UEFA'nın kurallarına harfiyen uymak zorundasınız, kendiniz kural koyamıyorsunuz, kuralları istediğiniz gibi eğip, bükemiyorsunuz; tıpkı insan hakları konusunda olduğu gibi.
İnsan hakları konusunda da sistemin dışına çıkabilirsiniz, ülke olarak tek başına takılabilirsiniz, kendi kurallarınızı kendiniz koyabilirsiniz, vatandaşınıza işkence edebilirsiniz; bu durumu sürdürebileceğiniz, tek başına kalmanın maliyetini üstlenebileceğiniz sürece.
Futbolda da dünya ve Avrupa sisteminin dışına çıkabilirsiniz, ofsayt kuralını istediğiniz gibi düzenlersiniz, "üç korner bir penaltı" kuralını getirebilirsiniz, kendi kendinize oynarsınız, yabancı maçları unutursunuz; neden olmasın ki?
Şike meselesinde geldiğimiz yeri de, biraz yukarıdaki abartılı örneğe benzetmeye başlıyorum.
Bir dava sürerken o davanın açılmasına temel teşkil eden yasayı değiştirdik, şimdi de ilgili yönetmeliğin meşhur 58. maddesini, şike yapan takımların küme düşmesini düzenleyen maddeyle oynamak istiyoruz.
Ama ne mutlu ki UEFA diye bir kurum var, küresel-kıtasal kurallar koyuyor ve aklı başında insanlar bu kurallara uymak zorundalar ve daha da önemlisi uymak istiyorlar.
Kendi adıma konuşuyorum, her alanda, insan haklarında, futbolda, ekonomide, vs. "üç korner bir penaltı" ülkesinin vatandaşı olmak istemiyorum.





































































