22 Mayıs 2012 Salı
Başkanlık sistemi nedir?
İşte Ergenekon'un en önemli delili
Türkiye ile ilgili şok öneri
Asıl hedef özel mi?
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
05 Şubat 2012 Pazar 10:22

(Özel Haber) Erü İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İlker Erdoğan:

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) İletişim Fakültesi öğretim üyesi ve 'Medyada Hegemonik Erkek(lik) ve Temsil' kitabının editörü Yrd. Doç. Dr. İlker Erdoğan, medyanın cinsiyet eşitsizliğini derinleştirdiğine dikkat çekti.

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) İletişim Fakültesi öğretim üyesi ve 'Medyada Hegemonik Erkek(lik) ve Temsil' kitabının editörü Yrd. Doç. Dr. İlker Erdoğan, medyanın cinsiyet eşitsizliğini derinleştirdiğine dikkat çekti.

Medyada kadın ve erkek sunumlarının, cinsiyet eşitsizliğini derinleştirdiğini ifade eden ERÜ İletişim Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. İlker Erdoğan, erkek ve erkeklik konusuna olması gerekenden daha az ilgi gösterildiğini vurguladı. Erdoğan "Türkiye'de, kadın kimliğini ve kadın sorunlarını ele alan, bu noktada stratejiler geliştirmeyi amaçlayan pek çok STK, dernek ve özellikle de araştırma merkezi faaliyet gösteriyor. Ancak, erkek ve erkeklik konusuna olması gerekenden daha az yoğunlaştığımızı

düşünüyorum. Bir başka ifadeyle, kadın kadar erkeğin de tartışılması gerektiğini söylemek istiyorum. Ama, bu tartışmanın yalnızca STK'larda, derneklerde ve araştırma merkezlerinde değil, yaşamımızın her alanında ve özellikle de medyada yapılmasının önemine işaret etmek istiyorum. Her şeyden önce yalnızca ya da yoğun bir şekilde kadın kimliğini ve kadın sorunlarını ele almanın ve erkek konusunun çok yoğun bir şekilde tartışılmamasının bir başka eşitsizliğe neden olduğunu düşünüyorum. Medyanın da bu

eşitsizliği derinleştirdiğini görüyoruz. " şekilde konuştu.

Kadın ve erkek ayrımı yapılmaksızın insanın refahına odaklanılması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan "Toplum ve aile söz konusu olduğunda da, geleneksel erkek ve kadın rollerinin çocuklar tarafından yine geleneksel algılanma biçimlerini değiştirmek adına, özellikle çocukların yetiştirilme ve eğitim sürecinde cinsiyet eşitliğine yönelik sosyo-kültürel değişimin hızlandırılması için her düzeyde eğitim programlarının düzenlenmesi ve uygulanmasının teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, geleneksel

erkek ve kadın rollerinin ve bu rollerin çocuklar tarafından yine geleneksel algılanma biçimlerinin eşitsizliği yeniden ürettiğini görüyoruz. Bireylerin ve özellikle de çocukların hem toplumda hem de ailede demokrasinin kurallarını öğrenebilmesi ve yaşantılarına dahil edebilmesi için bu eşitsizliğin ortadan kaldırılması son derece önemli. Aslında, eğitim kurumları, medya ve diğer kurumlar, kadın ve erkek olmaktan önce insan olabilmenin ne kadar önemli olduğunu sürekli hatırlatmalı ve bunun önemini

vurgulamalı. Daha da önemlisi, insanları erkek ve kadın olduğu için değil, yalnızca ve yalnızca insan olduğu için önemsemeliyiz ve bu doğrultuda, insanları kategorileştirmek yerine, onların refahına, mutluluğuna ve gelişimine odaklanmalıyız." dedi.

Kaynak:
Bu haber toplam 16 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.