22 Mayıs 2012 Salı
Başkanlık sistemi nedir?
İşte Ergenekon'un en önemli delili
Türkiye ile ilgili şok öneri
Asıl hedef özel mi?
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
13 Ocak 2012 Cuma 09:44

Kılıçdaroğlu: Eleştirmek zorundayım

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye hukuk devleti ise yargı her türlü eleştiriye açık olmalı. Ben ana muhalefet lideriyim, adımız belli. Ben muhalefet etmek zorundayım. Neye; yanlışlara. Eğer yargı kendi yetkisini kull

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Habertürk Televizyonu'nda canlı yayınlanan "Türkiye'nin Nabzı" adlı programa katıldı. Programda gazetecilerin sorularına yanıt veren Kılıçdaroğlu, hakkındaki fezlekeye ilişkin, "Türkiye hukuk devleti ise yargı her türlü eleştiriye açık olmalı. Ben ana muhalefet lideriyim, adımız belli. Ben muhalefet etmek zorundayım. Neye; yanlışlara. Eğer yargı kendi yetkisini kullanıp siyaseti dizayn etmek istiyorsa ben onu eleştirmek zorundayım. Ben onu alkışlarsam kendi görevimi yapmamış olurum" diye konuştu.

Fezlekenin ifade özgürlüğünü kısıtladığını savunan Kılıçdaroğlu, "Böyle bir anlayışla fezleke düzenleyebilir misiniz? Eleştiri hakkımı elimden alıyor, yasama organını baskı altına alıyor. Kim yapıyor; adı üstünde özel yetkili mahkemeler" dedi.

ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELERE ELEŞTİRİ

Özel yetkili mahkemeleri eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu, "Hukukun üstünlüğü ve özgürlükler bağlamında herkes yargılanabilir. Birisi suçlu olabilir, hukukun kuralları içinde yargılanmıştır, kimse bir şey diyemez. Ama özel yetkili mahkemeler, normal demokrasilerde bizim bildiğimiz türden mahkemeler değildir" diye konuştu. "Özel yetkili mahkemelerin tipik özelliği, siyasi otoritenin beklentilere uygun karar veriyor olması" diye devam eden Kılıçdaroğlu, "Sıkı yönetim mahkemelerinin, DGM'lerin bağımsız mahkemeler olduğunu kim söyleyebilir. Bunlar da öyle. Ben darbelere karşıyım. Darbelerden en çok zarar gören parti biziz" ifadelerini kullandı.

Tutuklu Milletvekili Mehmet Haberal'ın, kendisiyle ilgili yargıçların tarafsız olmadığı iddiasıyla açtığı davayı kazandığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Normalde o yargıcın o davaya bakmaması lazım. Ama siz onu kan davasına dönüştürürseniz orada hukuk biter. Hukukun bittiği yerdeyiz" diye konuştu.

BAŞBUĞ'UN TUTUKLANMASI

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tutuklanması konusunda hükümeti eleştiren CHP lideri, "Onu Kara Kuvvetleri Komutanı yapan sizsiniz, genelkurmay başkanı yapan da sizsiniz. 'Terörist' diyorsunuz. Haberiniz yoksa ayıp, haberiniz varsa daha da ayıp" dedi.

Darbelere karşı olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Kim yaparsa yapsın darbelere karşıyız. Askeri darbelere de karşıyız. Andıç düzenlenebilir, ama hükümete karşı andıç düzenlenmez. Bu suçtur. Dikkatle iki şeyi birbirinden ayırmaya çalışıyoruz. Herkes yargılanabilir; bu bir genelkurmay başkanı da olabilir. Kimseye ayrıcalık tanınamaz. Toplama kampı dememizin nedeni şu: Oradaki yargılama sistemi hukukun üstünlüğüne inanılan bir toplumda yapılan yargılama olamaz. Örneğin; arandığını öğrenen biri
yurtdışından gelip teslim oluyor. Siz onu kaçabilir diye tutukluyorsunuz" diye konuştu.

"BU YARGILAMA SİSTEMİ SAĞLIKLI DEĞİL"

Yargılama sistemi sağlıksız olduğunu savunan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, "Gizli tanıklar; bunlar güven veren tanıklar değil. Geçmişte mahkum olmuşlar. Bu yargılama sistemi sağlıklı değil. (Yargılananların) Hepsinin ortak özelliği hükümete karşı olması. Birisinden intikam almanız gerekiyor. -Devrimci Karargah'tan yargılayacağız- diyorsunuz, adamın devrimcilikle alakası yok ki. Bunu birlikte yargılananlar da söylüyor" dedi.

"Silivri mahkemelerinin güven vermemesinin temelinde şu yatıyor: O yargılama düzeninin siyasi otoriteye bağlı olması" diyen Kılıçdaroğlu, "Bir yargıç açıklama yaptı. -Ben kurumsal baskı altındayım- dedi, görevinden ayrıldı. Hiçbir ses çıkmadı. Bizimle ilgili olmayan deliller de dosyaya kondu, denildi. Onun hakkında bir şey yapılmadı. Siz bu mahkemelere nasıl güveneceksiniz. Tek tip yargıçlar konuluyor. Hepsi hükümete bağlı yargıçlar" ifadelerini kaydetti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hakkındaki fezlekeye ilişkin, "Bu fezlekeyi düzenleyenlerin demokrasi kültürü yok. Fezleke; ifade özgürlüğünü daraltan, yasamaya doğrudan müdahale eden bir fezlekedir" dedi.

Habertürk Televizyonu'nda canlı yayınlanan "Türkiye'nin Nabzı" adlı programa katıldı. Programda gazetecilerin sorularına yanıt veren Kılıçdaroğlu, hakkındaki fezlekeyle ilgili, "Böyle bir anlayışla fezleke düzenleyebilir misiniz? Eleştiri hakkımı elimden alıyor, yasama organını baskı altına alıyor. Kim yapıyor; adı üstünde özel yetkili mahkemeler" dedi.

"Hukuk fakültelerine demokrasi ve özgürlükle ilgili bir ders koymak lazım" diye devam eden Kılıçdaroğlu, "Bu fezlekeyi düzenleyenlerin demokrasi kültürü yok. Fezleke ifade özgürlüğünü daraltan, yasamaya doğrudan müdahale eden bir fezlekedir" ifadelerini kullandı.

Yılbaşından önce gazetecilerle kahvaltıda bir araya geldiğini hatırlatan CHP Genel Başkanı, "Orada, 'arzu edilirse tümümüz örgüt toplantısı yapmaktan suçlanabiliriz' demiştim. Bir sabah evlerimizi basarlar, savcı gizlilik kararı verir. Bir tane gizli tanıkla bu iş gerçekleşir. Aradan aylar geçer, 'sizi boş yere tutuklamışız' deyip serbest bırakabilirler" dedi.

"BİR KİŞİ HEDEF ALINIYOR, BİLGİSAYARA BİLGİLERİ GİRİLİYOR"

Soruşturmaları eleştiren Kılıçdaroğlu, "Bir kişi hedef alınıyor, bilgisayara bilgileri giriliyor. Oradan bir şey bulunamazsa, kimlerle ne konuştuğu tespit ediliyor. Bu kişilerin telefonları dinleniyor. Bu bilgiyi edindik. Her istihbarat kuruluşunun elinde bu tip bilgisayar programları vardır. Bunun iktidarın hedefindeki kişiler için kullanılmasını sorguluyoruz. Bu sistem, emniyet genel müdürlüğünde kullanılıyor. Bütün ilişkilerini, kiminle hangi saatte konuştuğu belirleniyor. Oradan temin edilen bilgiler
savcıya gidiyor" diye konuşlu.

"ADİ SUÇLAMALAR DOLAYISIYLA DOKUNULMAZLIK OLMAZ"

Milletvekili dokunulmazlığına karşı olduklarını, kürsü dokunulmazlığını benimsediklerini ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, "Adi suçlamalar dolayısıyla dokunulmazlık olmaz. Bizim dilekçelerimiz, umarım Anayasa Komisyonu'nda da ele alınır. Arınç'ın dokunulmazlıkların tekrar ele alınacağı konusunda da bir açıklaması oldu. Herhalde AKP'de de bir rahatsızlık var" dedi.

"28 ŞUBAT SORGULANMALI"

İktidarın "28 Şubat" sürecini sorgulamak istemediğini savunan Kılıçdaroğlu, "Sorgulanması gerekir. Alınan kararlar, MGK kararları. Başbakan kim; Erbakan. MGK karar alır. Alınan kararlar, ilgili kamu kuruluşlarında direktif telakki edilir. Askerler o kararların nasıl yerine getirileceğini ilişkin çalışma yaparlar. 28 Şubat'ın sağlıklı bir sorgulama sürecine tabii tutulacağına inanmıyorum. O süreç bugünkü iktidarı doğurdu. Kendisini doğuran bir sürece dava açmazlar" dedi.

"27 NİSAN DANIŞIKLI DÖVÜŞ"

27 Nisan'daki "e-muhtıra" ile ilgili soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Yaşar Büyükanıt muhtıra verdi. Sonra ne oldu? Emekli oldu, zırhlı araç getirdiler. Bu bir danışıklı dövüştür. 'Sen bize muhtıra ver, ben size üstün hizmet madalyası vereceğim'. Ben başbakanım, genelkurmay başkanım bana muhtıra veriyor. Ben de ona üstün hizmet madalyası veriyorum. Böyle bir şey olabilir mi" diye konuştu.

"YARGI, KORKU İMPARATORLUĞUNUN ARACI OLDU"

"Yargı, siyasi otoritenin emrinde olduğu için ve herhangi bir eleştiri yapanı bir gece aldıkları için, korku imparatorluğu ortaya çıkıyor. Yargı, korku imparatorluğunun aracı oldu. Bizim itiraz ettiğimiz nokta bu" diyen Kılıçdaroğlu, uzun tutukluluk sürelerinden herkesin şikayetçi olduğunu ama durumun değişmediğini kaydederek, "Samimi olmayan bir kanat var hükümette. Samimiysen yasal düzenleme yaparsın" ifadelerini kullandı.

"Hükümete karşı internet sitesi kurmak suçtur; buna itirazımız yok. Ama internet sitesi kurup hükümete karşı kullanmanın teröristlikle alakası yoktur" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Habertürk Televizyonu'nda canlı yayınlanan "Türkiye'nin Nabzı" adlı programa katıldı. Programda gazetecilerin sorularına yanıt veren Kılıçdaroğlu, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tutuklanmasına ilişkin, "Ben 'İlker Başbuğ, yargılansın yada yargılanmasın' demedim. Benim üzerinde durduğum konu, hukukun üstünlüğü. İnternet Andıcı'nda ayrıntıları bilmiyoruz, delilleri bilmiyoruz. Devletin hiyerarşik yapı içinde hükümete karşı internet sitesi kurmak suçtur. Buna itirazımız yok. Ama internet sitesi kurup hükümete karşı kullanmanın teröristlikle alakası yoktur. Zaten terörist tanımında bir sorun var" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, tutuklu milletvekillerinin durumuna ilişkin, "Savcılıktan milletvekili olmasına engel olmadııını belirten belgeyi aldılar, Yüksek Seçim Kurulu inceledi. Sonra milletvekili oldular. Bunların önünde hiçbir yasal engel yok. Bir örnek de var; Sebahat Tuncel örneği" dedi. Bu vekillerin durumunu her yerde dile getirdiklerini söyleyen CHP lideri, "İnsan hakları ihlallerinde biz niçin mahkum olan bir ülke konumundayız; buna bakmamız lazım.

Her şeyi söylüyoruz. Söylemediğimiz yer kalmadı. Almanya'da söyledik, Brüksel'de söyledik. Bir tek dağa çıkmadığımız kaldı. Artık Türkiye'deki olaylar, gittiğimiz her uluslararası ortamda dile getiriliyor. Tutuklu vekillerle ilgili kararı Sosyalist Enternasyonal'den 20 dakikada aldık" diye konuştu.

"BEŞAR ESAD'I DESTEKLEYEN BİR İFADE KULLANMADIM"

Suriye'de yaşanan şiddet olaylarına deıinen Kılıçdaroğlu, "Biz komşularımızla iyi geçinmek durumundayız. Suriye'de insan hakları ihlali var. Nerede baskıcı yönetim varsa orada insan hakları ihlali vardır. Türkiye'de de insan hakları ihlali var. Biz Suriye'ye demokrasi gelmesini isteriz, daha güzel yasalar isteriz ama bunları silahla yaparsak doğru değildir. Hele Batı istedi diye girersek hiç doğru değil" dedi.

Hiçbir zaman Beşar Esad'ı destekleyen bir ifade kullanmadığını kaydeden CHP Genel Başkanı," Hem demokrasi isteyeceksiniz hem de baskıcı yönetimi destekleyeceksiniz, bu mümkün değil" diye konuştu.

"KADDAFİ İLE TARİHSEL GEÇMİŞİMİZ VAR, İKNA EDİLEBİLİRDİ"

Ortadoğu'da yaşananlara ilişkin değerlendirmeler yapan Kılıçdaroğlu, "Filistin'de bile arabulucucu Mısır yaptı. İran'da da sınıfta kaldık. Arabulucu her iki tarafa da eşit davranır. Kürecik'e -biz ona İsrail kalkanı diyoruz- o kalkan kurulacak. Bizim İran'la ne sorunumuz var. İran'ın bir şekilde ikna edilmesi lazım. İran'ın da denetçi kuruluşlara kapılarını açması lazım" dedi.

Öldürülen Libya lideri Muammer Kaddafi'nin ikna edilebileceğini savunan Kemal Kılıçdaroğlu, kendisinin Kıbrıs davasında Türkiye'nin yer aldığını hatırlatarak, "Ahde vefa diye bir şey var. Kaddafi ile tarihsel geçmişimiz var. İkna edilebilirdi. Biz sandık ki Doğu Akdeniz'e Türk gemileri açılacak. Ama Türkiye halkın bombalanmasını istemeyecek. Ama tam tersi bir durum ortaya çıktı" diye konuştu.

ULUDERE'DE YAŞANANLAR

Irak sınırında 34 kişinin öldüğü olaya ilişkin değerlendirme yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu konuda istihbaratın ABD yada İsrail'den geldiğini düşündüğünü söyledi. Olayın sorumluluğunun siyasi otoritede olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Bunun siyasi bir karar olduğunu, kararın arkasında da hükümetin olduğunu kabul edelim" dedi.

"KÜRTÇE SEÇMELİ DERS OLABİLİR"

"Kürt sorununa" ilişkin en net çözüm teklifini kendilerinin ortaya koyduğunu savunan Kılıçdaroğlu, sorunun aşılması için ortak hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Ben her partiden bu sorunun çözümü için akil insanlar olduğuna inanıyorum. Sivil toplumdan da oluşan akil insanlar oluşturabilir. Bunlar eşgüdüm içinde çalışarak çözüm üretmeli. Her türlü çözüm önerilebilir. Bir toplumsal uzlaşma sağlanmalı. Bu sorun bir iktidarın çözebileceği bir sorun olmaktan çıkmıştır" diye konuştu.

Ana dilde eğitime sıcak bakmadıklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Kürtçe seçmeli ders olabilir" dedi.

"ŞİMDİ SİVİL VESAYET DÖNEMİ VAR"

12 Eylül 1980 askeri darbesini yapanların yargılanacak olmasının sevindirici olduğunu söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, "Biz anayasa değişikliği sürecinde 'zaman aşımı ortadan kalksın' dedik. Buna yanaşmadılar. Yargılayamazlar kanaatimizce, bu bizim önergemizin reddedilmesine dayanıyor" diye konuştu.
Askeri vesayet döneminin bittiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Ama şimdi sivil vesayet dönemi var. Hatta askerlerin yapmaya cesaret edemediklerini şimdi yapıyorlar" dedi.

 


 

Bu haber toplam 42 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.