

Chp İl Başkanı Gülsoy Eğitim Politikasını Değerlendirdi
CHP İl Başkanı Ayhan Gülsoy, eğitim politikası ile ilgili kaygı duyduklarını belirterek, "Artık, milli eğitim politikalarının içinde Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkma amacı güdülmeyecektir. Çünkü Milli Eğitim Teşkilat Kanunu'nda yapılan değişiklik ile Milli Eğitim Bakanı'nın görevleri arasından bu sorumluluklar çıkarılmıştır" dedi.
CHP İl Başkanı Ayhan Gülsoy, düzenlediği basın toplantısında, Gaziler Günü ve İlköğretim Haftası ile ilgili açıklama yaptı. Gazileler Günü kutlayan Gülsoy, 19 Eylül 1921 yılında TBMM tarafından Atatürk'e 'Gazi' unvanının verilmesinin ardından Gaziler Günü'nün kutlanmaya başlandığını hatırlatarak, "Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası sayılan Sakarya Meydan Savaşı, 23 Ağustos 1921'de başlamış 22 gün, 22 gece sürdükten sonra 13 Eylül 1921'de kahraman ordumuzun zaferiyle noktalanmıştır. Sömürgeci Batılı devletlere karşı kazanılan bu zaferin ardından, TBMM 19 Eylül 1921 günü büyük asker, üstün komutan Mustafa Kemal Paşa'ya 'Gazi' unvanını ve mareşal rütbesini vermiştir. 19 Eylül, o nedenle 'Gaziler Günü' olarak kutlanmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Gazilik onurunu taşıyan merhum askerlerimizi saygıyla, rahmetle anıyoruz. Hayatta bulunan tüm gazilerimizi saygıyla selamlıyor, devletimizin onlara hak ettikleri yaşam kalitesini sunmasını bekliyoruz" dedi.
Gülsoy, eğitim politikasını eleştirerek değerlendirmelerde bulundu. Gülsoy, "Bugün Atatürk'e verilen 'Gazilik' unvanının 90. yıldönümünde, bir konudan duyduğumuz rahatsızlığı belirtmek istiyorum. 2011-2012 eğitim-öğretim yılı büyük sorunlar ve kaygılarla açılmaktadır. Bir yanda öğretmen açığı, diğer yanda atama bekleyen yüz binlerce öğretmenimiz varken AK Parti hükümeti, çıkardığı bir kanun hükmünde kararname ile eğitim politikamızı tersyüz etmiştir. Bu durum cumhuriyet tarihi boyunca hiç görülmemiş bir tutumdur. Artık, milli eğitim politikalarının içinde Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkma amacı güdülmeyecektir. Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren eğitim anlayışı da sürdürülmeyebilecektir. Çünkü Milli Eğitim Teşkilat Kanunu'nda yapılan değişiklik ile Milli Eğitim Bakanı'nın görevleri arasından bu sorumluluklar çıkarılmıştır. AK Parti hükümeti, Bakan Ömer Dinçer'in keyfi tutumu ile yapmış olduğu bu değişiklikten ne bekliyor? Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda öğrenci yetiştirmekten rahatsız olanlar kimler? Sayın Bakan böyle bir değişikliğe neden ihtiyaç duymuştur? Bütün bu gelişmeler, AK Parti'nin hazırlayacağı Anayasa'nın neleri kapsayacağını, hangi içerikte olacağını göstermesi bakımından çok düşündürücüdür. Hazırlanacak yeni Anayasa'nın amacı da, içeriği de kendini göstermiştir. Atatürk ilke ve devrimlerinden, Türk milletinin milli değerlerinden uzaklaşan bir Anayasa'yı kim yaparsa yapsın, tarih ve millet önünde hesap vermekten kurtulamayacaktır. AK Parti'ye oy veren yurttaşlarıma, hemşerilerime sesleniyorum. Oy verdiğiniz partinin kurduğu hükümeti uyarın. Milli Eğitim politikası, hiç kimsenin günlük siyaset penceresinden bakarak düzenleyeceği bir konu değildir. Cumhuriyetin kuruluş felsefesine, aydınlanma devrimine, Atatürk ilkelerine, ulusal değerlere aykırı bir eğitim bizi belirsiz yönlere sürükler. Bunu en başta ülkemizi yönetenlerin görmesi, bilmesi ve bu konuda duyarlı olması gerekir. 2011-2012 eğitim-öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize, ülkemize başarılar getirmesini diliyor, tüm öğretmenlerimizi saygıyla selamlıyorum" diye konuştu.






































































